Sayfalar

23 Eylül 2017 Cumartesi

Çimden Bahçe Sandalyesi - Terra Grass Chair

8 Eylül 2017 Cuma

Arthur C. Clarke - Rama Serisi - Dört Kitap Birden


E-kitap olarak Rama serisinin kitaplarını okudukça üçüncü kitabı bulamamıştım. Uzun süre arama ve beklemeden sonra üçüncü kitabı da  bulduğumda çok sevindim. Şimdi dördüncü kitabı okuyorum. sadece biraz ara verdim. 




Rama serisinin dört kitabına birden tek kaynaktan ulaşmanın zorluğunu çeken birisi olarak topladığım kitapları zipleyerek bir buluta yükledim. Bunu da bu kitabı arayan kişilerle paylaşmak istedim. 

Blogumda genelde okuduğum kitapları tek başlıkta üç kitap olarak paylaşıyorum beş on yıldır. Son zamanlarda da elimde e-kitabı varsa bağlantılarını da paylaşıyorum. Paylaştığım bağlantılarda bozuk yada yanlış bağlantı ile karşılaşırsanız yorum olarak bana bildirirseniz bağlantıları yenilemeye çalışırım. 


Son zamanlarda youtuber hesabımı aktifleştirdim. Gerçi onbin izlenmeyi dolduramadığım için daha para kazanmaya başlayamadım. Böyle giderse baya onbin izlemeyi yakalayamayacağımı düşünüyorum. Blogumda youtube de paylaştığım videoları da bulabilirsiniz. 

Rama serisinin zip dosyasını yandex diske yükledim. 
Dosyada ilk kitap pdf, 
İkinci ve üçüncü kitap epub, 
Son kitap da rtf formatında dır. 

Yandex disk bağlantısını aşağıya ekliyorum. Umarım severek okursunuz. QR koduda kullanabilirsiniz. 



 


28 Ağustos 2017 Pazartesi

Talihsiz Balıkçının Çekim Kazaları





Talihsiz balıkçının çekim kazaları gerçi bana pek kaza gibi gelmediler. Komedyenlik yapmaya da çalışıyor olabilirler. Karar sizin.

30 Temmuz 2017 Pazar

Halka Ufo




1957 ve 1999 senelerinde benzer iki olayın gösterildiği bir video pek inandırıcı olmadığını kabul ediyorum. Ama izleyip karar vermek sizlere kalmış.

10 Haziran 2017 Cumartesi

Kısa bilim kurgu öykü denemem

“AN”

Kaybedecek bir şeyim yoktu. Ama çok şey kazanacaktım. Böylece bu projeye gönüllü oldum. Ama hemen kabul edilmedim. Benimle beraber başvuran 548 kişi ile yarışmam gerekti. Bir noktadan sonra korkularına yenilen beşyüze yakını bıraktı. En sonda da dokuz kişi kaldık. Bedenen hepimiz yeterliydi. Asıl belirleyici olan psikolojik yeterlilikti. Görevin doğası gereği güçlü bir zihinsel dirence sahibi olmalıydık. Dünyayı ve dünyadaki yaşamımızı silmemiz gerekiyordu.
Bu göreve uygun olduğumuzu kanıtlamak için en son görev ekipmanına bağlı olarak 1 yıl yaşamamız gerekti. Duyduğuma göre diğer adayların beşinin sinir sistemi çökmüş ve bitkisel hayata girmişler. Şanslı olan üçü ölmüş. Tüm bu eleme ve eğitim çalışmalarından sonra görev günü gelmişti.
Herşey yolunda gittiği takdirde görevim on yıl önce keşfedilen ve rotası güneş sisteminin ötesi olan 22052017ENO kodlu kuyruklu yıldıza sonda ile bağlanmak. Bu sayede güneş sisteminin ötesine giden ilk insan olmaktı. Bedenim binlerce elektrot, kablo v.b. bir sürü bağlantı sayesinde gemime biyolojik olarak bağlanarak 22052017ENO'ya yetişmek. Daha sonra gemimi kuyruklu yıldızın merkezine kadar gömmekti. Bu insanlı sonda ile yıldızın yörüngesini takip edip yaklaştığı gezegenlerden bilgi yollayacaktım.
Şu an bedenimin bir parçası gibi olan geminin yapay zekası ile 20075 gündür seyahat ediyorum. Aslında yapay zeka birden fazla karaktere bölündü. Otomatik pilot ve sekreter işlevlerini yerine getiriyor.
20076. günde oto pilot astroidin yörüngesi üzerinde geniş bir hidrojen bulutu kümesi rapor etti. Sondadaki itici motorlar ile astroidin rotasını değiştirebiliyorum. Ama bu hidrojen kümesini önemsemedim. Bir süre sonra merkezden içine girdim. Çok geçmeden sistemler durdu. Acil hayat destek sistemi zorda olsa açıldı. Aksi takdirde uykudaki bedenim kısa sürede ölürdü.
Tüm sistemler durduğu için karanlıkta ne kadar ilerlediğimi bilmiyorum. Bu süre zarfında bilincim sık sıkta gidip geldi. Ne kadar süre geçtiğini bilmiyorum. Sondanın sistem destek üniteleri tekrar faaliyete geçtiğinde tam dalış kolidoru açıldı. Tekrar yapay zeka ile sondanın kontrollerine ulaşabildim. Dış kabuktaki sensörler hala hidrojen kümesinin içinde olduğumu söylüyordu. Sekreter botu hidrojen kümesinin astroidle beraber hareket ettiğini söyleyince çok şaşırdım.
Astroid kümenin tam ortasında yol alıyordu. Daha sonra tam dalış protokolünde olmayan bir ışık hüzmesi gördüğümde şaşkınlığım daha çok arttı. Sekreter botuna sistemde bir arıza olup olmadığını kontrol etmesini söyledim. Bot tüm kontrollerine rağmen bana sistemde bir arıza olmadığını söyledi. Bende ışık hüzmesinin etrafında dolanmaya başladım. Elimi uzatarak veri bağlantısı kurmaya çalışmam hiç bir gelişme göstermedi.
Bir süre onu görmezden gelemeye çalışarak rotamda bir değişme yaşanmış mı kontrol etmeye başladım. Astroid olması gerektiği gibi ilerliyordu. Bu sırada derinden belli belirsiz bir titreşim duymaya başladım. Bir süre sonra bu titreşim dayanılmaz bir hal aldı. Kaynağını aramaya başlamıştım bile. Daha sonra algım ışık hüzmesine kaydı.
Işığın ortasında hangi açıdan bakarsak bakayım. Bir el izi vardı. Titreşim daha da arttı. Sanki bedenimin her hücresi sarsılıyor du. Sonra bu titreşim sağ elimde yoğunlaşmaya başladı. O zaman ışığın ortasındaki el izini tekrar hatırladım. İstemsizce elim el izine doğru ilerledi. Elim el iziyle birleştiği vakit her yanımın ışığın içine çekildiğini gördüm. Her yer beyaz bir ışığa dönüştü. Tam dalış protokolünde ki göstergeler, oto pilot, sekreter botu, bedenim hersey yok olmuştu. Zaman algım yok olmaya başlıyordu. O yüzden ne zaman ışığın dağılmaya ve ortamın belirginleşmeye başladığını kestiremedim.
Etrafındakileri fark etmeye başladığımda artık tam dalış programının içinde olmadığımı, bambaşka bir yerde olduğumu anladım. Sınırları belirsiz, ortasından küçük bir dere akan selviler, söğüt ağaçları ve çiçek açmış kiraz ağaçları olan bir bahçede buldum. Bahçenin ortasında küçük bir kamelya vardı. Kamelyanın ortasında birini gördüm. Yaklaştıkça orta boylu teniyle aynı beyazlıkta saçları olan sanki havada bir bulut gibi süzülen kızı gördüm. Sanki şeffaf gibiydi.
Ona yaklaştım. Çırılçıplaktı, saçları kalçalarını ve göğüslerini saklıyordu. Çıplak olmasına rağmen vücudunda her hangi bir boşaltım yada cinsel organ göremedim. Gözleri kapalıydı. Saçları ve teni parıldayan bir beyazlıktaydı.
Gerçekten orada mı. Yoksa sadece bir görüntü mü olduğunu anlayamıyordum. Yavaşça şeffaflığı azalmaya başladı. Neredeyse o gaz gibi görüntü yerini yekpare elmas bir görüntü aldı. Bu dönüşüm bittiğinde yavaşça gözleri açılmıştı. Göz bebekleri yok gibiydi. Ama bana baktığını üzerimdeki baskıdan anlayabiliyordum.
İlkin basit iletişim yöntemleri ile iletişim kurmayı denedim. Beni gözlemlemeye devam ettiğini hissediyordum ama bir karşılık alamadım. Gemimin ana bilgisayarında bir sorun olup olmadığı hakkında da kafa yormaya başladım. İçinde bulunduğum bahçeden çıkış yollarını gözden geçirdim. Her hangi bir çıkış bulamadım. Derinden bir uğultu yükselmeye başladı. Sanki yüzlerce insan aynı anda konuşuyorlardı. Ama anlamlı sözler yakalayamıyordum. Dünyadaki yüzlerce dil ve lehçe bir birine girmiş gibiydi. Sonra bu karmaşa yavaşça azalmaya başladı. Sanki bu uğultunun içinden bazıları eleniyordu.
Yavaş yavaş bunların Dünya dilleri olduğunu anlamaya başladım. İçlerinden bir çok kelimeyi seçebilmiştim.
“Hello, Al Salaam a'alaykum, Ahn nyeong ha se yo, Aloha, Annyong ha shimnikka, Assalamu alai kum, Barev, Bok, Bondia, Bonjour, Bore da, Buon giorno, Cantonese, Chao, Ciao, Czesc, Dia Dhuit, God dag, Guten Tag, Hallo, Hej, Hoi, Hola, Kalimera, Kem Che, Konnichiwa, Kumusta Ka, Labas, Mandarin, Merhaba, Mingalarbar, Mique, Moin Moin, Namaskar, Namaste, Nei Hou, Ohayou gozaimasu, Oi, Sekoh, Selam, Shalom, Talofa lava, Vanakkam”
Tüm bunlardan sonra bu uğultu durdu. Bir süre ne yapmalıyım diye düşünmeye başladım. Sonra bana en yakın olan selamlamalardan birini seçtim.
"Merhaba"
Ardından yumuşak ve garip bir ahenkle.
"Merhaba"
"Sen nesin"
Kısa bir sessizlikten sonra başka bir soru sordum.
"Benden ne istiyorsun."
Sonra ardı arkası kesilmeyen sorular sordum. Yorgun düştüğümde artık durdum.
Ben dinlenirken.
"Gezegeninden buraya kadar gelmene şaşırdım." Dedi.
"Sizin medeniyetiniz daha yıldızlar arası yolculuğun prensiplerini kavrayabilmiş değil."
"Ama seni bir şekilde bu noktaya kadar ulaştıran bir plan yapabilmişler."
"Güneş sistemimizin dışına bir canlı göndermek, yinede senden sonra yapılabilmiş değiller."
Tekrar ilk sorumu sordum.
"Sen nesin".
"Ben evren ruhu diyebileceğin bir varlığım. Bu benim asıl görünüşüm değil. Aslında belirli bir vücudum yok. Ben boşluktaki gaz bulutların da yakınına ulaştığım gezegenlerin atmosferlerinde yaşayan, bunlardaki elektron yüklerinde bilincimi koruyan bir varlığım.
Şimdi bazı şeyleri anlamlandırmaya başlıyordum. O İçine girdiğim hidrojen kümesiydi.
"Gezegenimi nasıl biliyorsun".
"Evrende her yıldız ve gezegenin kendine has yaydığı radyo sinyalleri vardır. Üzerinde hayat bulunan gezegenlerin yaydığı frekanslar hayat olmayanlardan farklılık gösterir. Bunun üzerine sizin gezegeniniz bu iki frekanstan bambaşka yüzlerce frekansta gönderiyorsunuz."
"Sizin gezegeninize en yakın olan benim. Sen gelene kadar bana ulaşan sinyallerin deşifresini yapamamıştım. Senin geminin ve beyin dalgalarının yardımı ile şu an seninle iletişim kurabiliyorum."
Bundan sonra yine milyonlarca soru aklıma geldi.
İlk sorum ise,
"Adın nedir" oldu.
"AN"



29 Ocak 2017 Pazar

Çanlı Dostlar Android uygulaması

 
Çanakkale'nin Çan ilçesi yerel sitelerinden Çanlı dostlar için hazırlandım. Uygulama Çanlı dostlar sitesi ile açılır ve menü bölümünden Çan ilçesi için hava tahminine, Çan ilçesi eski ve yeni resimlerine, Mesaj panosuna, Çanlı dostların facebook sayfası, twetter hesabı ve youtube sayfalarına ulaşabilir. Ayrıca Kütüphane bölümünden e-kitap okuyabilir yada indirebilirsinizhttp://my.mobiroller.com/downloadAPK/Index?apk=178968770316.apk

8 Ocak 2017 Pazar

Okuduğum Kitaplardan - 38



Shannara'nın Kılıcı (1.Cilt 1.Kitap)

Terry Brooks

İTHAKİ YAYINLARI

Dünya uzun yıllar önce kadim kötülük güçlerinin saldırılarına sahne olmuş, ancak Shea'nın atası Jerle Shannara ile kılıcı sayesinde kudretli Karabüyücü Lord yenilgiye uğratılabilmişti. Bu savaşlar artık çok gerilerde kalmış, huzur dolu Vale köyünde yarı insan yarı elf olan Shea Ohmsford bütün dünyadan habersiz, sakin bir yaşam sürmekteydi - ta ki gizemli ve sert mizaçlı Allanon ortaya çıkıp da uzun süre önce ölmüş olması gereken Karabüyücü Lord'un sağ olduğunu ve dünyaya hükmetmeyi aklına koyduğunu söyleyene dek.
Jerle Shannara'nın yegane varisi olan Shea Ohmsford karanlığın yaratıklarını uzak tutabilecek olan tek silahı, Shannara'nın Kılıcı'nı bulmak için büyük ve tehlikeli bir maceraya atılmak zorundadır.
"Muhteşem bir fantazya yolculuğu"
Frank Herbert

İndirmek için: https://drive.google.com/open?id=0B1ZDqeB71ndJWVY5eDNGWlVxalk


Yazar MICHAEL BAIGENT
Boyut Cep Boy
Cilt Durumu Ciltsiz
Sayfa Sayısı 304
Yayın Evi YAKAMOZ YAYINLARI
Yayın Tarihi 2010


Mevcut en eski astroloji kitabı MÖ 17. yüzyılda Babil''de yazıldı. Dicle ve Fırat nehirleri arasında­ki bu imparatorluk, öğrenme ve manevi ışıkla öne çıkmış ve büyü uygulamalarının olumsuz astrolo­jik kehanetleri engellediğine inanmıştır. 
Erken Hristiyanlık döneminde bu din, astroloji ve büyü birleşimi Hermetica olarak bilinen esraren­giz öğretilerde Yunan ve Roma dünyasına yayılır. Bu ''gizemli bilgi''nin yolu nihayet Rönesans''ın katalizörü hâline gelen Floransa''ya düşer. Ona dikkatle bakanları değiştirmek üzere resmedilen bu tılsım ve ruhani bilgi, muazzam Batı sanatına hâkim olur. 
Babil Kehanetleri Babillilerin yıldızları izlemesi ve diniyle ilgili ayrıntıları inceler ve Mezopotam-yalıların tanrıların doğasına dair yorumlarının kaç tanesinin çağdaş astroloji içerisinde varlığını sür­dürdüğünü gösterir.



Neler Olmuş Neler.!

Ali Ünlü 
ESRA YAYINLARI 
Bu kitap, baştan sona her yaştan okuyucunun anlayabileceği bir dille yazılmıştır. İçeriği açısından da herkesin ilgisini çekecek bir olaylar demeti sunuyor. Üstelik kalıp yargılarımızı sorgulamayı da elden bırakmıyor.
Sayfalar arasında gezinince, geçmişin sıkıcı bir olaylar zincirinden ibaret olmadığı gözler önüne seriliyor.
Olağanüstü olaylar, sürükleyici serüvenler..
Mücadelelerle geçen hayatlar.
Sevinçler, hüzünler
Olamaz zannedilenlerin olduğu bir dünya..
Şaşırcaksınız!
Elinizdeki ki kitap, hayret etmeyi, şaşırmayı insani bir erdem olarak kabul ediyor.
Ve okuyucuyu şaşırtmaya davet ediyor.

Okuduğum Kitaplardan - 37



Isaac Asimov – İşte Tanrılar

İlk Yayınlanma Tarihi: 1972
Yazar: Isaac Asimov
Türler: Kurgu, Fantezi, Roman, Bilim Kurgu, Spekülatif kurgu
Ödüller: Nebula En İyi Roman Ödülü, Hugo En İyi Roman Ödülü, Locus Award for Best Novel

İndirmek için: https://yadi.sk/i/eqv_hCCGoCaoj



Başkasının Karısı

Yazar: Fyodor Mihailoviç Dostoyevski
Çevirmen: Denizhan Gül,  H. Zekai Yiğitler

Ruhsal çözümleme, ünlü Rus yazarı Dostoyevski'nin hemen hemen tüm yapıtlarının ana ekseninin oluşturur. Başkasının Karısı, Dostoyevski'nin "Kıskançlık" üzerine kurduğu ve onun, ruhsal çözemlenin ustası olduğunu kanıtlayan uzun öykülerinden biridir. Dostoyevski, kitabın ikinci uzun öyküsü olan Dürüst Hırsız'da ise bir terziyle bir hırsızın insani dramını aktarıyor.

İndirmek için: https://drive.google.com/open?id=0B1ZDqeB71ndJVjA3bXVrYmZEaWs




Rama Dönüyor - Arthur C Clarke




İnsanlığın kaderiyle ikinci buluşması... Ramalılar geri dönüyor... Birincisi kadar parlak bir hayal gücüyle yazılmış büyüleyici bir devam. Rama 2de olaylar 2200 yılında gerçekleşir. Dört yıl önce ikinci bir uzay gemisinin yaklaştığı tespit edilmiştir. Fakat bu defa Dünya Ramayı karşılamaya hazırdır. Rama 2nin gelişiyle, nihayet Ramanın ardında bıraktığı kimi soruların cevapları bulunabilecektir. "Ramayla Buluşmadan çok daha iyi." San Diego Tribune "Arthur C. Clarke uzay çağının gerçek kahinlerinden biri... Bilimkurgunun devi." 

İndirmek için: https://yadi.sk/i/kQyoQiJj37qXy7